8 Kasım 2012 Perşembe

Sonrası

spinal uyuşmuş olarak ameliyat korkulacak bir şey değilmiş. cesaret iğnesi de yaptılar. yani panik atak yok.
2 saat süre geçti 10 dakika gibi, arada uyumuşum demek ki.
ameliyat iyi geçmiş.

yatakta ayakları hissetmiyor insan. bacaklar kütük. ağrı yok ama bacaklar kütük. felçlilerin ne hissettiğini anladım, şükür Allaha ki, her yerimiz çalışıyor.

yavaş yavaş kan yürüdükçe kımıldamak istiyorsun, ama olmuyor fena sikıntılı bir durum, baygınlık geldi.

2 saat kadar sonra ayağa kalkmak istedim, iki adım, pencere, nefes biraz ohhhh! ama o ne! bir ter boşanması, bir fenalaşma... herkes panikledi, yemyeşil olmuşum.
tekrar yatağa attılar beni.

uzatmayacağım. gece iğneyle geçti, sabah pansuman eve sevk edildik.

İğnenin etkisi geçince arada bir ağrı kesici ile iyileşme süreci başladı.

fakat sıkıntılı bir süreç, tuvalet, öksürme, gaz... bunlar rahat vermiyor.

bu hikayedeki isimler sahtedir, çeşitli sorunlar yaşamasınlar diye tam ad vermedim.

Ops

Cuma günü oldu, birden aklıma geldi, kayınvaldemi de ameliyat etmiş olan ağabeyimiz meşhur hasan hoca vardı. yahu basiretimiz bağlanmış ancak hatırladık, hemen bir uğrayalım.

kardeşimle gittik muayenehaneye, her zamanki gibi, tıklım tıklım dolu. şifa arayanlar.

sıramız geldi, yine testisler prof ellerine emanet, ıkın, eğil filan... sol tarafta herni, sağda birşey yok. kilo fazla.
kalp sağlam.

sabaha hazırlan, aç olarak gel, hasekide bir özel hasatanede yapacağım. yahut florans ta yaparım ama fiyatı yüksektir ona göre.

aman hocam bizde ssk yok, peşin ödeyeceğiz. kravatsız, faturasız olsun en hesaplısından.
Senin için en son 4bin olur, tedarikli gelin hiçbir masraf ödemeyin hastaneye ben ödeyeceğim.

yarım sayfa notumuz da elimizde. google map, hastanenin yeri, sabah trafigi planı..
anestezi konusunu konuşmadıydık, acaba sorun olmasın bayıltıp yapsınlar, ben korkarım yarı baygın epidural olusam fena olurum..

sonucta sabahı ettik.

guzel ufak bir hastane ama temiz. bir suru evrak imzalamaca....

acaip kaşıyım bu "hasta bilgilendirme" oyununa, ben ortalama bir insanım, nasıl olur da medical bir riski, bunun eğitimini almış, tecrübelerini yaşamış bir tıp uzmanı gibi değerlendirebilirim?
neden benden böyle bir şey isteniyor? bırakmak istiyorum kendimi tecrübeli ellere..
medikal malpraktis konusu zaten bizde geçerli bir konu değil, sağlık şurası mecburi bilirkişi, onun da etiğe aykırı bir şey saptaması için, hata yapan doktorun adeta hayvan seviyesinde olması lazım. bunun davası ise en az 6 yıl sürer, yani boşa hak arayışı. doktorların mesleki toleransı yüksek. biz avukatların soruşturmaya uğramaları durumunun aksine, kendi meslektaşlarına karşı acımasız değiller.

kan aldılar, oda verdiler, gece buradayız.

anestezist kadın geldi, anlattı, ameliyat sonrası tam bayılırsan bogazın agrır, oksuruk olur biraz da kusma olabilir bu reflekslerin hepsi kesilen yerde etki yapar, gel adam gibi spinal uyusturalim, hissetmezsin.




Hazırlık

hastanede bir ultrason ve muayene olduktan sonra teşhis kesinleşti.

YÜZEYEL DOKU US İNCELEMESİ
Sol inguinal bölgede yaklaşık 2,5 cm’ lik bir defekten valsalva manevrası ile yağlı planlar ve barsak ansları herniye olmakta ve sonrasında spontan olarak redükte olmaktadır.
Sağda herni lehine belirgin bulgu izlenmedi.
SONUÇ:
  • Sol inguinal herni.
yapacak birşey yok.

Hastanedeki doktor bilgilendirmeye başladı. açık ameliyat yapılabilirmiş, ama kendisi endoskopik ameliyatı tercih edermiş. çünkü bu şekilde daha erken iyileşiliyormuş, hem de yerleştirilecek olan mesh, file, iki kas arasında kaldığından daha kolay işlev görüyormuş.... 
yahu sen ne diyorsun, ben google doktoru olmuşum, bütün videoları izlemişim.. laparoskopik ameliyat sırasında göbekten delip koca bir naylonu içine sokuyorlar insanın, bir de gaz ile genişletme filan.. sonra ne olacak benim halim...
Açık ameliyatı dinlemeden çıktık. eşimle beraber hastanenin hasta yatış bölümüne geçtik, bakalım hediyesi ne kadara mal oluyomuş?

laparoskopik ameliyat için 8.000 tl.sı gerekiyor, ayrıca mesh icin 650tl. neden bu ayrı satılır bilmem içine koy gitsin...
ssk.lı mısınız? dediler. öyleyim ama primleri ödemeyeli 12bin lira olmuş... yani sağlık garantisi mafiş.
özel sigortalar güvenmem, primi alir ama ihityaç olduğunda hukuk servisi ile yıllarca muhatap bırakırlar, şahis seçimin yani, tercih meselesi. başa geldiğinde çekeriz.

kendimiz ödeyeceğiz dedik, tanıdıklar filan devreye girdi, sanırım 6bin lira civarını bulacak, ve fakat ameliyat edecek doktoru biz seçemiyoruz. Oysa bizim Metin çok iyi cerrahtır, cerrahpaşadan. ondan rica edecektim. olmadı. neyse.

Ultrason sonucunu alıp eve geldik.
yine youtube. Metin ile telefon, yahu bunlar bu işi bilmiyor dedi... çift taraflı olmadıkça ne gerek var laparoskopiye, tek taraflı da ben seni "lichtenstein  usulü, tension libre" yapacağım???
haydi yahu! hemen wiki. bir yandan telefonda dinlemece... gayet doğrusu bu imiş. neyse bir husus açığa kavuştu. tek taraflı fıtık, altın standard, lichtenstein, gevşek tansiyonlu dikiş. eski yöntemler rafa kalkmış, eskiden deli gibi sağlam dikerdik dedi... neyse ki, yaşlanınca fıtık olmuşuz.. teknik değişmiş.

Metin en güvendiğim doktor, teşhisleri net, üşenmez detayıyla anlatır. halden anlar. çalıştığı hastaneden ayrılmış, geçici olarak bir poliklinikte çalışıyor. bir hastane bulup beni yap dedim.

başladık hastane aramaya, kimse mekan kullanım fiyatı vermiyor,herkes "gelin görelim, bizim doktor baksın" filan... yahu iş netleşti, operasyon halindeyiz, verin bir fiyat gidelim. maksat hastane eve yakın olsun, sonrasında mesele olmasın.

bu kadar bilgiç hastayı kimse sevmiyor, hiza ve istikamete uymamak için direniyorum. hasatanelerde ameliyathane kullanım fiyatı vermemekte direniyor. kapitalizmin görünmeyen yerleri, rekabet var ama, ancak eşiği geçebilene.

bizim hukukçu camiasını aradım, onların gittikleri hastaneleri sordum. genelde ameliyat için 4bin lira civari bütçe gerekiyormuş ssk.li isen. 

ssk kuyruklarinda standart muameleye tabi olmayı da istemiyorum. dedim ya, ilk defa milli olacağımi daha bir yerimi kestirmemişim bu yaşa kadar.


Öncesi

Sol tarafimda bir ağrı ile başladı herşey, bağırsaklarımda gaz var sanıyordum, biraz şişkinlik filan.
akşam üstlerinde, gün boyunca çok yürüdüysem ağrım oluyordu.

sonraları bir çıkıntı gibi elime gelmeye bşladı, hafif masajlarla içeriye doğru itiyordum. bir doktor arkadaşıma anlattığımda, muhtemeledir sol kasık fıtığı olmuşsun dedi. kontrol ettirmen lazım.

brikaç ay da bununla geçti, doktora gidersem birşeyler diyecek, yaş gelmiş 53e, bugüne kadar façayı çizdirmemişim, belki kendiliğinden geçer diye düşündüm.

gençken çok spor yapmıştım, son 2 yıldır kiol almaya başladım ve maalesef normal kilom olan 80lerin 15 kilo üzerine çıktım. tabii iç basınç arttı ve zayıflayan karın kasları dayanamadı. biraz egzersiz ve rejim ile kilo verirsem düzelir dedim...

sabahlari erken kalkip, egzersizlere başlayınca, fıtığın böyle geçmeyeceğini anladım. akşamları ortaya çıkan kaz ile tavuk yumurtası arasındaki şişkinlik, gün içerisinde daha erken belirmeye başladı.

sevgili doktorum Metini aradım, telefonda tarif et dedim, ben muayenemi yaparım. otururken testislerin yukseldigi kanalın ucunu bulup parmağımla ileriye doğru ulaşmamı söyledi, sonra ayağa kalkıp ıkındığımda bağırsağı hissediyorsam fıtık imiş. yaptım, parmak ucumda sanki ufak bir balon temas etti... sol inguinal hernia.. teşhis tamam.

tabii ki hemen youtube, google, wikipedi... açık, kapalı ameliyatlar nasıl imiş filan..

nihayet cesareti toplayıp metine gittim. testisleri eline emanet ettim, tanı kesin fıtık, sol tarafta herni. gel ultrason yapalım, sonra ameliyatı düşünürüz.

yemezler. bir süre daha kaçmaya devam ettim, işler yoğun, vaktim yok, zaten ağrısı da azaldı gibi...